


Ankara Beytepe’de hizmet veren Fizyoterapist Kaan Akın, 12 yılı aşkın deneyimi ve 60.000’in üzerinde uyguladığı terapiyle, omurga sağlığı ve postür bozukluklarının tedavisinde uzmanlaşmıştır. Skolyoz, omurganın yana doğru eğilmesiyle ortaya çıkan bir deformasyondur ve erken dönemde fark edilmezse hem fiziksel hem de fonksiyonel problemler yaratabilir. Doğru uygulanan fizik tedavi, manuel terapi ve 3 boyutlu egzersizlerle cerrahiye gerek kalmadan başarılı sonuçlar elde edilebilir.
Skolyoz, omurların yana doğru eğilmesi ve aynı zamanda kendi eksenleri etrafında dönmesiyle oluşan üç boyutlu bir omurga deformasyonudur. Normalde omurga düz bir hat üzerinde uzanırken skolyozda “C” ya da “S” şeklinde eğrilik meydana gelir. Bu durum kas dengesizliği, duruş bozukluğu ve zamanla ağrı gibi şikayetlere yol açar.
Skolyoz genellikle ergenlik döneminde, özellikle hızlı büyüme çağında ortaya çıkar. Ancak doğuştan gelen yapısal bozukluklar, kas-sinir hastalıkları veya travmalar sonucu her yaşta görülebilir. Kız çocuklarında görülme oranı erkeklere göre daha yüksektir.
Skolyozun erken dönemde teşhis edilmesi tedavi başarısını artırır. Muayenede omuz ve kalçalar arasındaki asimetriler, sırt bölgesinde kabarıklık veya eğik duruş gözlemlenebilir. Tanı sürecinde şu yöntemler kullanılır:
Erken teşhis edilen skolyoz, ilerlemeden tedaviye alınabilir. Böylece cerrahi müdahale gerektirmeden doğal omurga formu korunur ve kas dengesizlikleri kısa sürede giderilir.
Skolyozun en yaygın belirtisi, omurganın gözle fark edilebilir şekilde eğrilmesidir. Bunun dışında:
Omurga eğriliği derecesi tedavi yönteminin belirlenmesinde ana faktördür. Radyolojik ölçümlere göre üç temel grup bulunur:
Genellikle egzersiz, medikal pilates ve manuel terapiyle tedavi edilir. Düzenli uygulandığında tamamen düz bir postür elde edilebilir.
Bu seviyede korse tedavisi, klinik egzersizler ve manuel terapi bir arada uygulanır. Kas yapısı güçlendirilerek eğriliğin ilerlemesi durdurulur.
Omurga eğriliği akciğer ve göğüs kafesi basıncını etkileyebilir. Bu durumda cerrahi müdahale önerilir. Operasyon sonrasında rehabilitasyon ve manuel terapi süreçleriyle omurga dengesi yeniden kurulur.
Skolyozun %80’i nedeni bilinmeyen idiopatik skolyoz grubundadır. Geri kalan vakalar aşağıdaki nedenlerle ilişkilendirilebilir:
Hızlı büyüme dönemleri, vitamin eksikliği, kas zayıflığı, sedanter yaşam tarzı ve yanlış oturma pozisyonları skolyozun gelişimini hızlandırabilir.
Tedavi planı skolyozun derecesine, yaşa ve fiziksel duruma göre belirlenir. Amaç; omurga eğriliğini durdurmak, kas dengesini sağlamak ve doğru postürü kazandırmaktır.
Schroth yöntemi, skolyozun üç boyutlu düzeltilmesini hedefleyen özel bir egzersiz sistemidir. Almanya’da Katharina Schroth tarafından geliştirilmiştir.
Bu yöntemde:
Korse tedavisi özellikle büyüme çağındaki çocuklarda etkili bir yöntemdir. Omurgayı destekleyerek eğrilmenin ilerlemesini durdurur.
Korse kullanımında amaç:
Klinik veriler, düzenli egzersizle desteklenen korse tedavisinin %80’e varan başarı oranı sunduğunu göstermektedir.
Fizik tedavi ve manuel terapi, cerrahi dışı en etkili iki yöntemdir. Birlikte uygulandığında hem kas-iskelet dengesi sağlanır hem de ağrı ve hareket kısıtlılığı azalır.
Fizyoterapist Kaan Akın, Ankara Beytepe’deki kliniğinde skolyoz tedavisini fizik tedavi, manuel terapi ve 3 boyutlu egzersiz yöntemlerini entegre ederek yürütmektedir. Her hastanın omurga yapısına ve yaşam biçimine özel planlanan seanslarla kalıcı sonuçlar elde edilir.
Omurga eğriliği yaşıyorsanız veya skolyoz belirtileri fark ettiyseniz, doğru tedaviye başlamak için iletişim sayfasını ziyaret edebilirsiniz.